10 Nisan 2009 Cuma

Bahar Dalları ve Ankara

                                                        Bahar dalı - Badem çiçeği
                                                                          Kuğulu Park
                                                           Bahar dalı - Erik çiçeği
                                                    Bahar dalı - Süs eriği çiçeği


Nisan 2009 başlarında Ankara'da çektiğim "Bahar Dalları ve Ankara" fotoğraflarımı izleyebilirsiniz.

Slayt show olarak izlemek için lütfen tıklayınız:


7 Nisan 2009 Salı

BEYDAĞLARINA BİR GEZİ


Merhaba,
Kemer, Ulupınar, Beycik, Beydağları, Altınyaka-Gödene ve Kumluca güzergâhını izleyerek gerçekleştirdiğim zevkli ve zor bir gezide çektiğim fotoğrafları aşağıdaki link adresinde sizinle paylaşıyorum. 21.03.2009
Sevgilerimle,
Mehmet HAMURKÂROĞLU

Adres:

6 Nisan 2009 Pazartesi

YABAN ÇİÇEKLERİM - MART 2009


Merhaba, 
Mart 2009'da Kumluca, Mavikent Beldesi Karaöz Köyü civarında çektiğim "Yaban Çiçekleri Mart 2009" albümümü takdim ediyorum.
İyi izlemeler.

"Yaban Çiçeklerim Mart 2007" albümü için aşağıdaki link adresini tıklayınız:

4 Nisan 2009 Cumartesi

BAHÇE ÇİÇEKLERİ - MART 2009


Merhaba,
Yaban çiçekleri ilgi alanıma girmektedir. Türkiye yaban çiçekleri bakımından çok zengindir. Dağ bayır dolaşarak yaban çiçeklerini görüntüler, araştırarak türlerini ve özelliklerini tespit ederim.
Çiçek fotoğrafları çekmeye başladığım yıllarda yaban çiçekleri ile kültür çiçeklerini ayırım yapmadan çeker, slayt gösterileri yaparak dostlarımla paylaşırdım. Benim çiçek fotoğraflarına olan merakımı duyan Ankara'daki Japon ilkokulu (şimdi Ankara'dan taşındı) yöneticisi slayt gösterisi yapmam için beni okullarına davet etti. Talebelerin yanında birkaç Japon konukları da orada idi. Gösterimden sonra konuklardan birisi Türkiye'ye yaban çiçeklerini ve endemik türleri araştırmak için geldiğini, bu konuda bir kitap yazmakta olduğunu ve benden fotoğraf temin etmem konusunda yardım istedi. O anda çok utandım. Yaban çiçeklerinin ne adlarını  ne de Avrupa'da bu konuda en zengin ülke durumunda olduğumuzu bilmiyordum. O günden sonra Türkiye'deki yaban çiçekleri konusunda araştırmalara başlam. Yerli ve yabancı kitapları okudum. Dağ bayır dolaşarak fotoğraflamaya başladım. Ülkemin bu konuda ne kadar zengin olduğunu, her bir çiçeğimizin bizlere geçmişten gelen tabiat mirası olduğunu ve korunmaları gerektiğini  öğrenmiş oldum. Gerek resmi makamların ve gerekse halkımızın da bu konularda bilgisiz olduğunu, çiçeklerimizin yağmalanmalarına seyirci kaldıklarını da tespit ettim. 
Daha önceki blog sayfalarımda size yaban çiçeklerimizden bazılarını tanıtmıştım. Şimdi geçtiğimiz Mart ayında Finike, Kumluca, Kemer ve KARAÖZ KÖYÜ'nde bahçelerde çektiğim kültür çiçeklerimizden oluşan albümü takdim edeceğim. Aşağıdaki link adresine tıklayarak albümü izleyebilirsiniz.
Sevgilerimle,
Mehmet HAMURKÂROĞLU

14 Şubat 2009 Cumartesi

KARA YOSUNU

Kara yosunları

Nemli bir arazide dolaşırken taş aralıklarında ağaç kabuklarında kuytu yerlerde yeşilin değişik tonlarında gördüğünüz yama ve kadife şeklindeki kara yosunlarını hiç yakından izlediniz mi?   Çıplak göz ile yeşil bir leke olarak görebildiğiniz kara yosununu bir mercek ile izlerseniz çok miktarda gösterişli yapraklardan oluştuğunu tespit edersiniz. Birçoğumuzun üzerine basıp geçtiği kara yosununun bu kadar güzel olduğunu bilmiyordunuz.  Yakından incelendiğinde çok ilginç özelliklere ve güzelliklere sahip olduğu görülecektir.  Yukarıdaki kara yosununun fotoğrafını  makro olarak çektim. Üzerine tıklayarak daha yakından izleyebilirsiniz. Yorumunuzu bekliyorum.

 Kara yosunları( bryophytal) damarsız bitkilerdendir. Su bitkileri arasındaki geçit formunu oluşturur.  Kara yosunları, su yosunlarından farklı olarak karada yaşamalarına rağmen iletim demetleri (damarları) olmadığı için nemli ve suya yakın yerlerde yaşarlar. Gövdeleri incedir ve üzerinde yaprakları bulunur. Bulundukları yüzeyi kadife gibi kaplarlar. Aktif olarak büyüyebilmeleri için genellikle nemli ortama ihtiyaç duyarlar. Yoğun koloniler ve yataklar halinde yaşarlar. Gerçek anlamda kökleri yoktur ama köke benzer rizoid adlı yapılara sahiptirler. Böylece kendilerini toprağa bağlarlar. Üzerlerinde yapraksı yapılar bulunur. Sporla çoğalırlar. Toprağın oluşumu için önemlidirler. Erozyonu önlerler. Ayrıca toprakta su tutucu olarak da kullanılırlar. Kara yosunlarının ormanlarda erozyonu önleyen birinci unsur olduğundan toplanmaları uluslararası antlaşmalarla yasaklanmıştır.

12 Şubat 2009 Perşembe

ANKARA ÇİĞDEMİ - BAHAR MÜJDECİSİ



ANKARA ÇİĞDEMİ

Ankara Çiğdemi Ankara’da baharın geldiğinin müjdecisidir.

Bu gün Gölbaşı çevresinde objektifimle tespit ettiğim birkaç çiçek arasında yer alan Ankara Çiğdemi (crocus ancyrensis) Türkiye’nin endemik türlerindendir. Yani dünyada sadece ülkemizde yaşamaktadır. Altın sarısı parlak rengi, 10 – 15 cm. boyu  ile baharı müjdeyen Ankara Çiğdemi İç Anadolu Bölgesinde yaşamakta ve Ankara’nın sembol bitkilerindendir. Şubat – Nisan aylarında çiçek açar.

1950 ve 1960’lı yıllarda Ankara’nın merkezinde, Bahçelievler’de, Dikmen’de, Balgat’ta çok miktarda yetiştiğini hatırladığım Ankara Çiğdemi betonlaşmaya yenik düşerek şu anda ancak şehir dışında yaşayabilmektedir.  

Not: Blogdaki dört fotoğraf da bu gün tarafımdan Ankara'da çekilmiştir.

5 Şubat 2009 Perşembe

ADA SOĞANI (Urginea maritima)




ADA SOĞANI (Urginea maritima)

Ada soğanı (Urginea maritima),  Akdeniz ikliminin hâkim olduğu Batı ve Güney Anadolu'da yayılış gösterir. 1–300 metrede deniz kıyısına yakın kumlu topraklarda yetişir. Zambakgillerdendir. Genelde Ağustos-Eylül aylarında sonbahar yağmurlarından hemen önce beyazımsı altı parçalı yıldız şeklinde çiçekler açar. Çiçekleri yeşil ve beyaz damarlıdır.Yaprakları uzun şerit şeklindedir. Gövde uzunluğu 50–150 cm. kadardır. Kırmızı renkli bir diğer çeşidi de (Bulbus Scillae rubrae) mevcuttur. Bu türü Kuzey Afrika da yetişir ve içeriğindeki sillizorit adli glikozit türü yüzünden çok zehirlidir. Eczacılıkta kalp kuvvetlendirici ve diüretik olarak kullanılır. Böbrek kan akımını arttırarak idrar söktürücü rol oynar. Glikozitleri kalbi kuvvetlendirerek dolaşımı düzenlerler, kalp yetmezliğinden ileri gelen nefes darlığı ve yorgunluğu giderir. Hafif ve orta derecede kalp yetmezliklerinde fayda sağlayabilir.Kalp hastalarında vücuda biriken suyu boşaltır. Azotemi'yi azaltır. Böbrek hastalarının kullanmaması gerekir. Uzun süre kullanılacak olursa "Albüminüri" yapar.

İki kilogram kadar olan soğan kısmı, yapraklarının altındadır. Adasoğanı hemen hemen kokusuz olup keskin, acı bir lezzete sahiptir ve zehirlidir. Tazeyken kullanılmaz. Aksi halde zehirlenme ve kusmalara yol açar. Adasoğanı sonbaharda toplanıp dövülüp toz haline getirilir ve kurutulur. Kuruduktan sonra rutubetten korunarak saklanmalıdır.

Zehirli bir drogdur. Doktor tavsiyesi olmadan kullanılmamalıdır. Taze drog tahriş edicidir, kusma ve ishal yapar. 7,5 gr. Adasogani bir insani rahatlıkla öldürebilir. Glikozitler dolayısı ile kuvvetli bir kalp zehiridir. Kalsiyum okzalattan dolayı tahriş etkisi meydana getirir. Hayvanlar yaprak ve soğanlarını yemezler. Zehirlenmeler önerilen tıbbi miktarların üzerinde alınmasıyla oluşur. İçerdiği acı saponin sayesinde mide cidarlarını tahriş eder.

İdrar arttırıcı ve kalp kuvvetlendiricidir. Günde 3 defa 0,1 gr lık haplardan alınabilir, fazlası zehirlidir.

Akdeniz bitkisidir. Ege ve Akdeniz bölgelerinde ve Güney Anadolu’da yetişir. Diğer memleketlerde ise Güney Asya’da ve Balkanların güneyinde bulunmaktadır. Eski Mısır uygarlığından beri  bilinen ve ilaç olarak kullanılan bir bitkidir.

Ada soğanının güzel ve gösterişli çiçeklerini  fotoğrafladım.  Slayt gösterisi olarak aşağıdaki adrese tıklayarak seyredebilirsiniz.

http://home-and-garden.webshots.com/slideshow/46780706EkTcpQ;jsessionid=abch-aiM7mbVk5z-Jce9r